13 Ocak 2022 Perşembe

örgü hırkam... "kış"lı geçmiş zamanlar...

Neredeyse bir yıl olacak bu bloguma yazmayalı... Hele de o kadar çok severken blog için fotoğraf editleyip içerik hazırlamayı, bu kadar uzun süreli kopmuş olmak içimde sızıya dönüşmüş durumda. Bunda etken son zamanlarda "blog yazılarınızı özledim" diyen arkadaş sesleri de olunca, "Ruşi" dedim, "hadi kalk, ne yap et, mevcut fotoğraflarından bir derleme yap, bloguna can ver, kan ver". :) Dolayısıyla an itibariyle blog yazmaya oturmuş olsam da henüz ne yazacağımı bilmiyorum. Ama bugün öğleden sonramı yakın zamanda çekmiş-çekilmiş olduğum fotoğrafları editleyerek geçirdim, sanırım eskisini aratmayan bir yazı ile dönüşümü mutluluğa çevirebilirim. 

 Bu blogum daha çok hobilerim ve günlük yaşamım üzerine kurulu... Formatı değişsin istemiyorum. Ancak hobilerime pek fazla zaman ayıramadığım için de o boşluğu bir kaç yıl önce örmüş olduğum granny square li hırkamla doldurayım istiedim. Blog geçmişime baktığımda onu burada paylaşmamış olduğumu görünce de sevindim. Hem yeni yazım için elverişli bir malzeme oldu, hem de burada arşivlediğim örgüler için eksikliği tamamlamak adına iyi bir veri oldu. Şu ana dek ördüğüm şeyler içinde zamanımı en çok alan örgüyü burada kayıt altına almamış olmam örgü serüvenimde önemli bir kayıp olacaktı.

Şimdilerde o hevesle, o iştahla böyle bir şey örebileceğimi hiç sanmıyorum. İyi ki örmüşüm.
Bu kış çok severek giydim.
Başımdaki şapkayı da ben ördüm. Burada paylaşmış mıydım, bilmiyorum.

Şapka demişken, bu kış dışarıya şapkasız çıkmıyorum. Çünkü Kasım'ın 1 inden beri saçlarımı boyamıyorum. Dip rengimin boyu 4 santime yaklaştı. Şubat sonu ya da sabredebilirsem mart gibi kısa kestirip artık saçlarımı gümüş renkte kullanmak istiyorum. Doğum günlerimde yaşlandığımı ima ettiğim zaman "dur, daha biz yaşlanmadık" diyen ablalarım bu kararımı duyunca "daha biz saçlarımızı öyle kullanmıyoruz, neden bu kadar erken karar verdin" gibi dönüşlerle gelmiş olsalar da kişinin yaşlanıyor oluşunu kabul etmesi gerektiğini düşünüyorum. Arkadaşlarımın çoğu dolgu, botoks vesaire ile zamana karşı koymaya çalışıyor olsa da kendi adıma  yaşlanıyor olmaktan sıkıntı duymuyorum. Gerçi bazen aynaya baktığımda o çıtı pıtı Ruşi'yi gözlerim arıyor, özellikle göz kapaklarımın ve yanaklarımın artık düşmekte oluşunu şaşkınlıkla izliyorum ama yaşlanmanın da güzel bir şey olduğunu hissediyorum. Allah yeter ki sağlık ve huzur dolu bir yaşlılık nasip etsin.

Tipim pek değişmiyor ama... bedenen yine aynı Ruşi'yim...

Yaşı kaç olursa olsun, insanın gönlü de aynı kalıyor. Yani aslında ben yine on yıl, yirmi yıl önceki Ruşi gibi hissediyorum. Yine renkleri seviyorum, yine ışıkları seviyorum, yine yaşam alanımı cıvıldatmayı seviyorum. 

Puantiyelerden, pötikarelerden hâlâ bıkmış değilim. İnstagram kadınların önüne sürekli yeni yeni trendler koyup zevkleri ve beğenileri jet hızı ile değiştirse de o akıma kapılıp gidişata uyum sağlayamıyorum. Çünkü ben sevdiğim şeyleri moda oldukları için sevmedim. Ama hani olur da gelecekte moda olacak olan bir şeyi tutar seversem de onları moda oldukları için değil, hoşuma gittikleri, zevk aldığım için seveceğim. Dolayısıyla yıllardır paylaşageldiğim şeyleri yine aynı sevgiyle paylaşıyor, kullanıyorum. :)


Hobilerime pek zaman ayıramıyorum diyorum ama bazen de ufak tefek işlere hemen meylediyorum. Bu sonbahar minik kabaklara kavuşunca bir de temaya uygun olsun diye şömineme keçeden flama gibi bir şey yaptım. Birbirlerine bağlı değiller aslında, arkalarından tek tek çift taraflı bantla şöminenin yüzeyine yapıştırdım. Belki ileriki yıllarda üzerlerine işleme de yaparım. Bu yıl bu kadarcık bile içimi şenlemeye yetti, fazlasını aramadım.


Devamı gelir mi bilmiyorum ama bu yılın ilk karı 11 Ocak'ta yağdı. Çatılar tutsa da o güzelim beyazlık akşama kadar zor kaldı. 

Eski karlar yağmıyor artık. Ama kış kışlığını eskiden olduğu gibi yine aynı şekilde hissettiriyor. Öğrenmeyenimiz kaldı mı? Gün gelecek o da gidecek bir kez daha... Sonra yine baharlar gelecek... sonra yine... yine... yine......
Geçen kış hem cevizli, hem tarçınlı, hem de portakallı bir kek yapmıştım. Çok sevmiştik. Tarifini arşivde bulunca bugün paylaşayım istedim. Keki ilk kez denediğim için tarifi internetten (şimdi hatırlayamadığım birilerinden) bulup öyle yapmıştım. Tarif doğrudan aldığım tarif mi, o zamanlar blogda paylaşırım düşüncesiyle ben kendi tarifimi mi yazmıştım, hatırlayamadım. Yine de yapmak isteyenler için aşağıda paylaşıyorum. 

Bu yıl kek-pasta türü şeyleri çok daha sınırlı tükettiğimiz için ikinci kez yapma fırsatı bulamadım. Portakallı kek sevenler için tadının çok güzel olduğunu söyleyebilirim. 

Görüntüsü de fena olmadı bence. Ne dersiniz?

Yaparsanız sevdiklerinizle, keyifle yediğiniz bir kek olsun. Aşağıdaki güzel alıntıda "dilim"i de düzgün yazabilseymişim keşke... :) Eski Ruşi üşenmez gider onu yeniden editler, yazardı... Bu da belki geldiğim yaşın belirtisi... :)

Blogumu hâlâ takip eden, okuyan, okurken içinden hoş düşünceler geçiren herkese sağlıklı huzurlu bir kış... ve sevgiler... Umarım artık daha sık yazabilirim. :)


. .
Pieni Lintu - MakroTex challenge

18 yorum:

  1. Merhaba, arada yokluyordum yeni yazınız var mı, diye. Tekrar hoşgeldiniz. Bende saçlarımı karantina zamanlarında boyasız bıraktım tüm yaz yarı boyalı yarı beyaz zor geçti , sonra gidip kestirdim. Gümüş saçlı olmak çok rahatmış,yıllardır her ay hatta 20 günde bir boyatmak zul gelmeye başlamıştı. En çok hala boya kullanan annem tepki verdi ama şimdi o da bırakmaya çalışıyor boyayı:)
    Bu gün br kek yapmak niyetindeydim, elmalı düşünüyordum ama portakallı şahane göründü gözüme.
    Selamlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, hoşbuldum... Yeni yazımın yoklanıyor olmasını duymak... aranmak, sorulmak, merak edilmek, beklenildiğini bilmek çok hoş insani duygular... Yaşattığınız için çok teşekkür ederim... Karantina zamanı istemiş ama cesaret edememiştim. Siz iyi ki yapmışsınız. Gümüş saçlarınızı güle güle kullanın, annenize de çok iyi gelsin... Sonuçta salt boyalı saçlardan ve sık boyatmanın zul halinden değil, kimyasallardan da kurtulmuş oluyoruz. Kek seçiminiz nasıl olursa olsun, nefis olsun... afiyet olsun... :)

      Sil
  2. Hoşgeldin zevkle okudum, bende artık boyamıyorum saçlarımı alıştım..

    YanıtlaSil
  3. Hoşbuldum Özlemcim... Artık boyatmadığını bir ara sanırım blogda (yoksa instagramda mıydı tam hatırlayamıyorum) paylaşmıştın. Senin gibi tanıdığım bazı kişilerden de duyunca aslında bana dolaylı olarak cesaret vermiştiniz hepiniz. :) Yeni saçlarını güle gülle kullan.

    YanıtlaSil
  4. Hoş geldiniz. Uzun zamandır yoktunuz. Renklerin güzelliği fotoğraflar ayrı güzel. Tarif ayrı güzel. Beyaz saçı pandeminin başında denedim. Daha o modda değilim. Röfle yaptırdım. Şimdi saçım uzadı. Zamanı geldi. Kendim boyayabilsem renkli boyarım.Pandemi bitsede canlansak. Bu kadar uzun zaman uzak kalmayın. Özlediniz. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  5. Güzel sözler için çok teşekkür ederim. Ne iyi geldi...
    Beyaz saça geçiş yapmak aslında çok radikal bir karar... Ben de çok zor aldım... İleride bir ya da iki tutamını su bazlı renkli boyalarla (lila-mavi gibi) boyamayı düşünüyorum. 2 ay kadar kalabildiklerini duymuştum...Memnun kalırsam yinelerim...
    Ah evet, yazmalıyım... aslında blog yazmak/okumak hep iyi geldi bana... üstelik diğer sosyal medya alanlarından daha çok seviyorum burasını... katkısı daha fazla...
    eski blogırlar da dönüp gelse.... ne hoştu buralar bir zamanlar...
    Olsun yine de biz bize yetmeyi de biliriz. Daha sık paylaşımlarda buluşmak dileğiyle... çok çok sevgiler...

    YanıtlaSil
  6. Your granny square coat is beautiful and I love the colors. A lot of work, but worth it. The coat looks beautiful on you!

    YanıtlaSil
  7. seni yeniden okumak güzel dostum. paylaşım yaptığını görünce şaşkınlığa eşilk eden mutluluk anlatılmaz yaşanır:)) popüler kültür, moda henüz kendini tanımayanlar için bir kriter bence. kendini tanıyan kişi için beğenisi neyse o :))) sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tatlış yorumunu almak da harika Zeynepcim... En çok blog yazmayı-okumayı seviyorum ama en çok da boşladığım o oldu... Ama sarıp sarmalayan sizler buradayken ben de ne yapıp edip burada olmalıyım...
      Mutluluğun baki olsun... Bunda inşallah benim de tuzum-biberim olsun... :)

      Sil
  8. maşallah maşallah sanaaaa, anladım çok ilerde bir gün belki yaşlanmaya başlayacaksın tabiii her ruşi gibi :) her şey ferah, yaşama sevinçli, huzurlu daaaa en etkileyici olan portakallı kek pekiii hiç yapmadım aklımda olsuuun :) bi de hoşgeldin tabiiiiii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşbuldum Deepciiim... Bu alemin en vefakar blogırlarından biri olan sana da koskocaman maşallah... ve sevgiler...

      Sil
  9. Selam, çok hoş bir blogunuz var takipteyim :). Rica etsem sizde bloguma bi göz atıp en altta bulunan 'Okuma Listene Ekle' kısmından blogumu takip eder misiniz ?

    YanıtlaSil
  10. Blogunuz blogspot iken, blogumun sağ tarafında informatif bloglar arasında takibe almıştım. Şimdi kendi domain inizi almışsınız. Yine aynı şekilde takibe aldım. Çok yararlı, bilgilendirici bir blog. Daimi olsun.

    YanıtlaSil
  11. I love the cardigan! Granny squares are always a delight!

    YanıtlaSil
  12. Thank you so much. I agree with you!

    YanıtlaSil
  13. Such a lovely coat! Granny squares are so beautiful.

    YanıtlaSil