14 Aralık 2015 Pazartesi

december days and crochet doily

Neşet Ertaş demiş ki; "İnsanın derdi ne kadar büyük olursa gülüşü o kadar sıcak olurmuş, o dert güzelleştirirmiş onun yüreğini. Öyle derler, bizim buralarda. O derdin büyüklüğü neye göre ölçülür biçilir bilmem ben. Fakat birinin gülüşünün sıcaklığını hissettim mi, anlıyorum ki derdi çok... Güzelleşmiş derdiyle." 

Eski fotoğraflarıma bakınıyordum geçen gün... Çoğunda yüzümde sıcacık, içten bir gülüş... Sonra dedim ki, gerçek hayatta da hep bir muhlis olma halleri, iyimser-gülümser bir yüz, yumuşacık-zararsız bir ses tonu... kibirsiz-kasıntısız vurgular, tonlamalar... her şeye inat yine de iyi olmaya/iyi kalmaya çabalama durumları... 

Belki de O'nun imtihanı da bu... bizden istediği...


Umarım başarabiliyorumdur. En insan yanımla, yıkılıp ters köşeye düştüğümde, bazen ve hatta O'na kırılıp küstüğümde... O'nun bağışlayıcılığına ve affediciliğine sığınıp kalktığım yerden yola devam ediyorum. Tüm kırıklarımı dertop ederek...Şükür!


Ve nasıl, birbirimizden nefret etmemiz için elinden geleni ardına koymuyorken yeni dünya düzeni,  benden olmayana yüreğimi yakın tutabilmeyi başarabiliyorsam hala, insanlığımı ve kendimi kaybedeceğim ihtimalinden endişe duymuyorum. Buna da şükür!


İnsan, dünyaya tek gözle bakmadığında insan... 

İnsan, renkleri açık seçik görebildiğinde ve ne kadar çok rengi içine sindirebildiğinde insan...

Bu ruh halim, evime de yansımış durumda... 

Renklerle oldum olası aram iyiydi... Özellikle kırmızı ile... 

40 yaşıma dek en çok kırmızı ve lila giyindim... 40 la birlikte koyu renklere daha bir kayma oldu...Mesela özellikle kışın, hiç giymediğim kadar kahverengi ve gri giymeye başladım... Yine de kış gardrobumda canlı renklere az da olsa yer var. Olsun da.... Yazın ise giysilerim daha bir renkli. Seviyorum enerjilerini...

Evim diyordum...


Yeni ev stilimle birlikte koyu ve karanlık renkleri etrafımda istemediğime karar verdim.

Çok sevdiğim kırmızı da koyu bir renk oluşundan dolayı hızla azalmalıydı yaşamımda... yerini renklerin açık tonları almalıydı...

Beyaz güzeldi ama onun bir başınalığındaki silik ve soluk hali hiç bana göre değildi.Beyazın ferahlığı ve sadeliği ile pembelerin, mavilerin, yeşillerin, sarıların, lilaların canlılığı birbirini tamamladığında istediğim ambiyans ancak yakalanmış olacaktı.


Farkettim ki, bu renklerde ve renklilikte apayrı bir huzur var. 


İyi ki renkleri ev dekorasyonuma katmayı ilham edinebilmişim. iyi ki renklerin  güzelliğinin ayırdına varabilmiş, varlıklarını hissedebilmişim...

Ve pembe.... son zamanlarda üstüne yakıştırmalar, küçümseyici ithamlar edilse de...

Pembe; insanı sakinleştirmekte, kalpleri yumuşatmakta, bulunduğu odaya sakinlik ve huzur yaymakta...
Seviyorum vesselam!

Bir de her Aralık olduğu gibi... Aralık ayının şahsına özel renkleriyle birlikte olma çabam var... Işıl ışıl, pırıl pırıl halleriyle... Kışın kasvetli, sıkıcı günlerine karşı böyle daha kolay alabiliyor insan
 gardını..

Yani renkler iyi... renklerle olmak pek iyi... :)



















Ezcümle; çok renklilik iyidir, insanı ehlileştirir, sakinleştirir, munisleştirir. Bakışındaki çeşitliliği artırır, penceresini genişletir, İnsani ilişkilerde es geçtiğimiz şey de, bu değil mi?





6 yorum:

  1. çok güzel bir paylaşım, içim açıldı, günaydın..

    YanıtlaSil
  2. Ben çok beğendim. Sevgiyle kalın dertsiz gülüşleriniz daha çok olsun.

    YanıtlaSil
  3. pudra şekerim mehtap, dilekçe işler, kelebek
    çok teşekkürler... sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. Merhaba sizi takip ettim ancak blogger'da yeniyim destek için sizde takip ederseniz sevinirm :)http://lavvienrose.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  5. Cam süslerinizden bizde yaptık.. Çok cici oldu..Kıskandık tabi.. :))

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...